GÖRÜNMEYEN OMURGA
Etik değerler
İnsan kimdir?
İnsan olmak için akıl yeterli midir?
Vicdan,
merhamet,
ahlak,
varsa gerçekten insan olur insan…
Toplumu ayakta tutan şey sadece kanunlar
mıdır?
Kanun korkuyla etik vicdanla insanı
olgunlaştırır…
Doğruyla yanlışı ayırabilme,
insanın kendine ve başkalarına karşı
taşıdığı ahlaki sorumluluktur etik değerler…
Dürüstlük,
adalet,
vicdan,
merhamet,
saygı,
empati ve sorumluluk…
Görünmeyen omurgasıdır insanın…
Teknolojinin ilerlerken vicdanın gerilediği
zaman dilimlerinden geçiyoruz…
Bilgi, beceri ve donanım açısından
büyüyen insanlık ,ahlak açısından küçülmeye başladı…
Kaybolursa etik,
önce güven ölür…
Sonra adalet…
Sonunda insanlık…
Birbirine güvenmiyorsa insanlar,
değeri yoksa sözün,
vicdanın önüne geçmişse makam ,
sadece ekonomik değil ,
ahlaki çöküş de başlamış demektir…
Doğru söyleyen dokuz köyden kovulur hale
gelmişse ,etik sınav başlamış demektir….
Çoğunluğun değil, doğrunun yanında
durabilme cesaretidir etik…
Konfüçyüs’e göre ,
bir toplumun temeli ahlaktır,ahlak
çökerse devlet çöker…
Bireysel erdem olduğu kadar ,
toplumsal huzurun da temelidir etik
değerler…
Adaletin olmadığı yerde öfke,
Merhametin olmadığı yerde şiddet
vardır…
Susarsa vicdan sıradanlaşır zulüm…
Savaşların, yolsuzlukların,
kadın cinayetlerinin, çocuk
istismarlarının ve toplumsal kutuplaşmanın temelinde çoğu zaman etik çürüme
vardır…
Haklı değil güçlü,
Doğru değil çıkar, vicdan değil menfaat
alkışlanır hale gelmiştir…
Siyaset,sadece iktidar olma mücadelesi
midir?
Ya da öyle mi olmalıdır?
Halka hizmet etme sorumluluğu ?
nerede kaldı?
Kaybolursa etik değerler;
siyaset;
hizmetten çok çıkar,
adaletten çok güç
aracı haline gelir
Yalan,
vaatler,
kutuplaştırıcı dil, nefret söylemleri,
kayırmacılık ve çıkar ilişkileri
toplumun vicdanını yaralar…
Gerçek siyaset nedir?
Ne olmalıdır?
Makam üstünlük değil,
halkın emanetini taşıma sorumluluğu
olmalıdır..
Mustafa Kemal Atatürk’ün
Vatanını en çok seven, görevini en iyi
yapandır sözü ne kadar manidardır…
Farklı düşüncelere saygı göstermek,
hukuku eşit uygulamak,
devlet imkânlarını şahsi çıkar için
kullanmamak,
eleştiriye tahammül göstermek
şeffaf olabilmek….
Etik olmayan siyaset, toplumu
ayrıştırır…
Kimliklere,
inançlara,
ideolojilere göre ötekileştirir…
Nefret dili toplumu birleştiremez
birbirine düşman eder…
Siyaset sertleştikçe insanlar da
sertleşir…
Kibarlık azalır, tahammül biter, vicdan
susar…
İbn Haldun’a göre
devletlerin çöküşü ahlakın bozulmasıyla
başlar…
Etik değerler kaybolursa
liyakat yerini sadakate,
adalet yerini ayrıcalığa,
hakikat yerini propagandaya bırakır…
Sadece sandık mıdır demokrasi?…
Aynı zamanda ahlak kültürüdür…
Çoğunluk kadar azınlığın hakkını
koruyabilmektir demokrasi …
İnsanları korkuyla değil güvenle
yönetebilmektir önemli olan…
Korku itaat,
etik güven üretir…
Albert Camus’a göre İnsan olmak,
adaletsizlik karşısında sessiz kalmamaktır….
Toplumun bağıran,
çağıran siyasetçilere değil vicdanlı
insanlara ihtiyacı vardır…
Ahlakla birleşmeyen güç yozlaşır…
Kimsenin görmediği yerde nasıl
davrandığıdır insanın etik değerler…
Gerçek ahlak denetim yokken ortaya
çıkar..
Öğretmenin adil not vermesi,
hâkimin vicdanla karar vermesi,
Polisin gücünü merhametle dengelemesi,
yöneticinin emanete sahip çıkması…
Etik değerlerin hayattaki
karşılığıdır…
Schweitzer,
etik yaşayan her şeye saygıdır der…
Mevlânâdan çağları aşan bir ahlak
pusulası;
Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün
gibi ol….
İki yüzlülük, karakteri parçalar…
Kaybolursa karakter çözülmeye başlar
toplum…
Sessiz çöküş anomi başlar…
Kurallar uygulanmaz.
Vicdan konuşmaz.
Kalabalıklar arasında yalnızlaşır,
Güven duygusu yavaş yavaş yok olur…
Etik değerler;
ailede öğrenilir,
okulda gelişir, toplumda yaşatılır…
Nasihat yeterli midir çocuğa…
Yetmez nasihat ,örnek olmak gerekir
çocuğa…
Büyükler yalan söylerse küçükler
doğruluğa inanmaz…
Toplumun gerçek zenginliği binaları
değil,ahlaklı insanlarıdır…
Hz. Ali ,
Bir milletin ahlakı bozulmadıkça o
millet yıkılmaz der.
Etik değerler kaybolursa insan önce
kendine yabancılaşır…
Vicdanı susanın zamanla ruhu da susar…
Teknoloji kadar vicdana ,
Güç kadar adalete
İhtiyacı vardır İnsanlığın…
İnsanın içindeki görünmez terazi
etiktir…
Terazi bozulursa dünya büyüse de insan
küçülür…