GÖRÜNMEZ MAHKEME

İnsan  nedir?
Kimdir ?
neye inanır?
Neye inanmaz…?
Doğruya, 
gerçeğe mi inanır , yoksa en çok duyduğuna mı?
İlginçtir…
İnsan/
Kalabalıklar en çok bağıranı duyar…
En çok tekrarlanan sözü hatırlar…
En çok paylaşılan görüntüye inanır…
Peki ya hakikat/gerçek…?
Sessizdir, 
Bağırmaz,
Kendini pazarlamaz…
Bir yalan….
Defalarca tekrar…
Sonuç?…
Yalan 
Gerçeğe dönüşür mü?/dönüşebilir mi?
Michael Jackson…
Billie Jean Şarkısı…
Dil…
Algı…
Masumiyet …
Fakülte yıllarında, psikoloji dersinde hocamızın anlattığı bir örnek hala zihnimde…
Bir insan aynı yalanı önce ön sıradakilere anlatır. 
Sonra orta sıralara… Sonra en arka sıraya… En sonunda kendisi de dönüp o en arka sıraya oturur….
Artık o yalanı o kadar çok tekrar etmiştir ki, bir süre sonra kendisi de ona inanmaya başlar…
O yıllarda benim için etkileyici bir benzetmeydi…
Yıllar geçti..
Ben de  anladım…
Yalnızca yalan söylemek değildi mesele…
Zihninin tekrarla kurduğu ilişki….
Yalan başkalarından önce sahibini esir alır.
Çamur at, izi kalsın diyerek noktayı koymuş atalarımız…
Bu atasözü…
Psikolojinin
toplumsal hafızanı kısa bir özeti adeta…
Bir iftira…
Bir söylenti…
Bir iddia…
Tek başına bir anlam ifade eder mi?/edebilir mi?
Tek başına bir anlam ifade etmese de;
Tekrar edildikçe….
Kulaktan kulağa dolaştıkça…
Manşet oldukça…
Paylaşıldıkça…
kök salar,
gerçek gibi algılanmaya başlar/başlanabilir…
Gün gelir
bu kadar konuşuluyorsa mutlaka doğrudur…noktasına gelir/gelebilir…
Pekala gerçek/hakikat, tekrarla değişir mi?
Değişebilir mi?
Psikolojide   Yanılsama, Doğruluk Etkisi olarak yer bulur bu husus….
1977 yılı…
yapılan deneyler…
Katılımcılara doğru ve yanlış birçok ifadeyi defalarca sunarlar…
Sonuç şaşırtıcıdır…
İnsanlar, yalnızca daha önce duydukları için yanlış bilgileri bile daha doğru kabul etme eğilimi gösterdiği gözlenir.
Tekrar, gerçeği değiştirmesede
gerçeğe olan inancı değiştirebildiği tespit edilmiştir..
Propaganda nedir?
Nerede başlar?…
Austin, kelimelerin bilgi kadar zamanda bir eylem gerçekleştirdiğini söyler..
Bazı sözler  vardır ki;
Hüküm verir.
Etiket yapıştırır.
İtibar kazandırır 
ya da itibar yok eder…
Bir insana sürekli; suçlu…
yalancı…
ya da hain…
denilirse kelimeler harf olmaktan çıkar,toplumun zihninde görünmez bir mahkemeye dönüşür…
Çoğu zaman deliller değil, tekrarlar konuşulur.
Umberto Eco’nun
İnsanlar çoğu zaman gerçeği değil, gerçeği temsil eden işaretleri algılar sözü günümüzün fotoğrafı gibidir adeta…
Fotoğraf…
Manşet…
Kısa video…
Sosyal medya paylaşımı…
Tek başına gerçek midir?/gerçek olabilir mi?
Ya defalarca tekrarlanır?
Defalarca paylaşılırsa?
Michael Jackson… 
Yıl 1982 
‘Billie Jean’ şarkısı… 
Şarkının derinlikleri…
Masumiyetini  korumaya çalışan bir 
Bir sessiz  direniş…
Bir kadın
Bir  iddia…
Dinleyen kalabalık 
Büyüten medya,
çoğalan söylentiler…
Michael Jackson ;
The kid is not my son
“O çocuk benim oğlum değil.”
Yalnızca  babalık reddi midir bu? 
Algıya karşı hakikatin itirazıdır aynı zamanda …
Mark Twain’in ‘
Yalan, ayakkabılarını giyene kadar gerçek dünyanın yarısını dolaşmış olur ‘sözü çok ilginç değil midir?
Sormak sorgulamak gerekmez mi?
Günümüz 
dijital çağ…
Bir paylaşım…
Bir etiket…
Montaj görüntü…
Yapay zeka..
Binlerce yorum…
Başlamadan mahkeme  hükmünü açıklayan insanlar…
Şarkı hala güncel değil mi?
Yalan, ne kadar tekrar edilirse edilsin gerçeğe dönüşür mü?
Dönüşebilir mi?
Sade tekrarlandıkça insanların zihninde gerçek gibi algılanabir…
Sadece o kadar…
Asıl tehlike bu değil midir?
Yalanın  yaşayabilmesi için sürekli tekrar edilmeye ihtiyacı vardır…
Mevlananın dediği gibi Güneş balçıkla sıvanmaz…
Hakikatin üzeri bir süre örtülebilir.
Unutulmasın ki/Unutulmamalıdır ki;
Gerçeğin er geç ortaya çıkma gibi bir huyu vardır..

Leave a Reply