İyilik ekmek

 

Bazen bir tarla gibidir hayat…

Bazen de bir ayna…

Kin,

nefret,

öfke,

kırgınlık;

sanki görünmez bir rüzgâr gibidir
yüreğinde insanın…

Doğru analiz edilmezse,

kanalize edilmezse doğru yola,

iyiliğe…

Birikir,

sertleşir,

çıkar ortaya;

geri gelir,

teslim alır sahibini…

Nasıl ki toprak büyütür ekilen tohumu,

Bazen küçük bir söz,

bazen bir bakış,

bazen bir tavır, davranış

fırtınaya dönüşür…

“Rüzgâr eken, fırtına biçer.” demiş
atalar,

“Ne ekersen onu biçersin.” diyerek
söylemiş tedavisini…

“Gönlünde ne varsa, dünyan da odur.”
derken Mevlânâ…

Düşün birisini;

bağırır, çağırır sağa sola,

dengesizdir hâl ve hareketleri,

kontrolsüzdür öfkesi…

Tıpkı bir rüzgâr gibi eser durur sağa
sola…

Ektiği rüzgâr, büyüttüğü kötülükler

gün gelir fırtına olur, gelir savurur
kendini…

“Bir kez gönül yıktın ise, bu kıldığın
namaz değil.” demiş koca Yunus…

Kalplerin sahibi Allah’tır.

Bazen anlayamaz insan;

döner gelir, ettiği beddua vurur
kendini…

Tehdit gibi görülse de bu söz,

değildir aslında;

umuttur aynı zamanda.

Rüzgâr yerine huzur,

öfke yerine merhamet,

kırgınlık yerine anlayış ekerse…

Ne kış ne bor ne fırtına olur,

esenlik, mutluluk olur hayatı..

“İyilik eden iyilik bulur.”

Yani;

“Eden bulur…”

Tercih senindir aslında…

Kendi geleceğini inşa eder insan adım
adım;

bir sözüyle,

bir bakışıyla,

bir davranışıyla…

Kimisi gelirken huzur verir,

kimisi giderken…

Gün gelir;

hesaplaşır herkes ektiğiyle…

Rüzgâr ekersen,

yetmez sonra gücün söndürmeye
fırtınayı…

Ekersen sevgiyi, iyiliği;

görürsün baharı,

Anılarıyla hatırlananlardan olursun…

Hayat yolculuğunda güzel anılar
biriktirenlere selam olsun…

Her şey gönlünüzce olsun…

Günaydın…

 

Leave a Reply