GÜNCEL ZİRVE vıı Gölge

ZİRVE
Gölge – VII
Ankara…
Dünya Ankara’da 
Başkentte  buluştu…
Koridorlarda diplomasi ,
Masalarda güvenlik…
Salonlarda strateji…
Liderler konuştu…
Heyetler görüştü…
Fotoğraflar çekildi…
Devlet ciddiyeti
Diplomasi …
Ülkemizin böyle bir uluslararası organizasyona ev sahipliği yapması takdire şayan..
Konuşulmalı,Diplomasi  işlemeli,
sorunlar savaş meydanlarında değil, müzakere masalarında çözülmelidir…
Ben zirvenin  gölgesine takılı kaldım …
Masada  konuşulan savaşlar…
Sınırlar ötesinde yaşanan acılar…
Gazze’de yıkılan evler…
İran’da hayatını kaybeden siviller…
Ukrayna’da yıllardır süren savaş…
Dünyada sessizce büyüyen insanlık dramları…
Diplomasi bunları konuşuyor mu?/konuştu mu?
Yadq  toplantı gündeminin bir maddesi olarak  mı kaldı?
Bir başka soruyu da sormak gerekmez mi?
Bu masalarda kimler var?
İnsan haklarını savunan ülkeler…
Demokrasiden söz eden liderler…
Uluslararası hukuku dillendiren temsilciler…
Hepsi aynı masadaydı.
Diplomasi bunu gerektirebilir.
Fakat vicdanın da sorduğu sorular vardır.
Dünyanın herhangi bir yerinde…
Kim tarafından yapılırsa yapılsın…
Siviller hayatını kaybettiğinde…
Çocuklar savaşların kurbanı olduğunda…
Aynı ilkeler aynı kararlılıkla savunulabiliyor mu?
Yoksa ilkeler…
Ülkelere…
İttifaklara…
Çıkarlara göre mi değişiyor?
İşte zirvenin en büyük gölgesi de budur.
Çünkü dünya, kimi zaman acıları bile taraflara göre değerlendiriyor.
Oysa mazlumun pasaportu olmaz.
Çocuğun milliyeti olmaz.
Sivilin ölümünün tarafı olmaz.
Acının dili de değişmez.
Gerçek adalet…
Kimden geldiğine değil,
Ne olduğuna bakarak hüküm vermektir.
Türkiye açısından gerçek başarı…
Yalnızca iyi bir ev sahibi olmak değildir.
Adaleti…
Hakkaniyeti…
İnsan onurunu…
Uluslararası hukuku…
Her şartta ve herkes için aynı cesaretle savunabilmektir.
Zirveler biter…
Konvoylar dağılır…
Salonlar boşalır…
Kameralar başka gündemlere çevrilir.
Fakat geriye şu soru kalır:
Bu toplantılar yalnızca devletlerin çıkarlarına mı hizmet etti?
Yoksa insanlığın ortak vicdanına da dokunabildi mi?
Çünkü gerçek diplomasi…
Yalnızca güçlülerle aynı masaya oturabilmek değildir.
Haklıyı, mazlumu ve insan onurunu; kim olduğuna bakmadan savunabilmektir.
Tarih…
Çekilen aile fotoğraflarını da yazar.
Ama sessiz kalınan acıları asla unutmaz.
İşte o zaman…
Zirvenin gölgesi değil,
İnsanlığın vicdanı konuşur.

Leave a Reply