KAFESTE DOĞAN KUŞLAR UÇMAYI HASTALIK
SANIRLAR
Şartları sorgulamadan kabul eder bazen
insan…
Gerçek sanır yaşadıklarını…
Sahi nedir gerçek sadece yaşadıkların
mı?…
Ya da çevrenden öğrendiklerin mi?
Hiçbiri de olmayabilir gerçek…
Kafeste doğan bir kuşun haberi varmıdır
gökyüzünden….
Bazen de farkına varamaz insan
sınırlarının…
Tehdit olarak algılar özgürlüğü….
Alışkanlık,
ön yargı,
geçmişten kalan zincirler belirler
düşünce kalıplarını…
Konfor alanında tutar insanı alışkanlıklar…
Ayrılmaz, ayrılmak istemez…
Yeniliklere anlamadan,
dinlemeden,
bilmeden kapatır kapıları…
Yeteneklerini fark edemeyen, kendi
potansiyelini de keşfedemez…
Einstein: “Ön yargıyı parçalamak, atomu
parçalamaktan daha zordur.” der…
Düşünce eylem ve yeteneği gizleyen
görünmez zincirlerdir önyargı…
“İlim ilim bilmektir, ilim kendin
bilmektir.” der Koca Yunus…
Önce kendi düşünce dünyasını tanımalı ve
kendi potansiyelinin farkına varmalı insan…
Yeteneklerini ve sınırlarını bilmeyen,
içinde bulunduğu kalıpları sorgulamaz, mevcudu tekrarlar durur sadece…
Doğruyu yanlış, yanlışı doğru olarak
algılar.
Oysa,
Doğru doğrudur, kimse yapmasa bile ;
Yanlış yanlıştır, herkes yapsa bile…
Sevdiği kişi ya da grup tarafından
söylenmişse yalan yanlış bile olsa…
Sarılır,
sorgulamaz,
kabul eder.
Doğruyu ise reddeder…
Bireyin zihinsel zincirlerini kırmasını
engeller önyargı…
Cemil Meriç, “Düşünmek, yürek işidir.”
der…
Yalnızca zihinsel bir eylem midir özgür
düşünce?
Cesaret,
sorumluluk,
kararlılık ister…
Kendini gerçekleştirebilmek,
yeteneklerini fark edebilmek, sınırları kırabilmek için cesur olmalı, sorgulama
yeteneği geliştirilmelidir…
Doğru orantılıdır;
Bireylerin yeteneklerini keşfetmesi,
zincirlerini kırmasıyla toplumun gelişmesi…
Özgür düşünen bireyler;
yeni fikirler üretir, keşifler yapar,
bilim,
sanat,
düşünce alanlarında ilerlemeyi sağlar…
Araştırmayan, soruşturmayan,
sorgulamayan, biat eden ve mevcut olanı tekrar eden bireyler ise yerinde
sayar…
Böyle toplumlarda, taklit vardır, yeni
şeyler üretmek ve ilerlemek sınırlı kalır…
Einstein: “Hayal gücü bilgiden daha
önemlidir.”
Özgür düşünce, bireysel farkındalığın
önemine işaret eder…
Yeni fikirler,
yeni buluşlar
için zihnin zincirlerini kırmak
gerekir…
Bireysel özgürlük ile toplumsal
dayanışma arasında doğrudan bir bağ vardır…
Özgür düşünen bireyler, hem kendi
hayatlarını hem de toplumlarını ileri taşır…
Nietzsche: “Sürü ahlakı, bireyin
düşünmesini engeller.” der…
Vurgular; sorgulamayan bireylerin
toplumsal gelişime nasıl ket vurduğunu…
Farklı fikirlerin bastırıldığı ve
yeniliğin zorlandığı toplumlarda sürü psikolojisi hakimdir…
Bireyin hem kendi yeteneğine sahip
çıkmasının, hem de toplumun gelişimi için sorumluluk alması gerekir…
Bireyin yeteneklerini fark etmesi, zincirlerini
kırması, özgür düşünmesi toplumsal ilerlemenin koşuludur…
Yalnızca biat eden ve mevcudu tekrar
eden bireyler, ne kendilerini ne de toplumu bir adım ileri taşıyabilir…
Özgür düşünen zihinler, yeni buluşlara,
yeni keşiflere ve fikirlerin çoğalmasına öncülük eder…
“Kafeste doğan kuşlar uçmayı hastalık
sanırlar” ifadesi;
insanın zihinsel ve toplumsal
sınırlarına dair güçlü bir tespittir…
Anlamayan, dinlemeyen, sorgulamayan
bireyler
yaşadıkları topluma hiçbir katkı
sağlayamaz…
“Çobanın kaval sesine kanıp yaylaya
gittiğini zanneden koyunlar, mezbahaneye gittiğini hiçbir zaman öğrenemediler.”
şeklinde bir deyiş vardır.
Bu deyiş; sorgulamadan kabullenişin
çarpıcı bir metaforudur…
Bireyin hamasi sözlere, inandığı
otoriteye, alıştığı konfor alanına teslimiyeti…
Mantık süzgecinden geçirmeden verilen
kararlar ve sonuçları…
Sorgulamadan sunulan her bilgi, her
öğreti doğru mudur her zaman?
Ya da iyi niyetli midir her çağrı?
Çıkamazsa konfor alanından, gerçeği
ıskalar bazen, kaybeder görme yetisini…
Bedel öder…
Sadece dinlemek yetmez, aynı zamanda
sorgulamak, araştırmak, karar vermek
gerekir…
Yeteneklerini keşfetmeyen bireyler hem
kendisini hem de yaşadığı toplumu sınırlar…
Özgür düşünce, farkındalık,
cesaret ve
sorgulama… toplumsal gelişmenin temel
taşıdır…
Asıl tehlike uçamamak değil,
uçabileceğini fark edememektir…
Potansiyelinin farkında olan,
zincirlerini kıran, fikri hür, vicdanı hür özgür bir birey hem kendine hem de
yaşadığı topluma katkı sağlar…
Önyargıları kırmak için; dinleyen ,
anlayan ,
sorgulayan ,
aklı hür ,
vicdanı hür
nesiller yetiştirmeye kendisini adamış
öğretmenlerimiz başta olmak üzere ,duyarlı tüm dostlara selam olsun…
Her şey gönlünüzce olsun…
Gü