MESLEK ANILARI Selam

 

MESLEK ANILARI

Selam

3 Eylül 2003

Denizli – Çardak

Recep YAZICIOĞLU

Denizli’de görev yaptığım yıllardı…

Çardak İlçe Emniyet Amiri olarak görev
yapıyordum.

O gün, meslek hayatımın hafızamda
silinmeyecek bir iz bırakacağını bilmeden yaşadığım sıradan bir gün gibi
başlamıştı.

Kendisiyle daha önce birebir
tanışmıştım.

Hatta Denizli’ye atandığımda, İl Emniyet
Müdürü tarafından Çardak İlçe Emniyet Amiri olarak görevlendirildiğimde
kendisini telefonla aramıştım.

Durumu anlattığımda, “Başlama yapma…
İzin dönüşü seni il merkezinde aktif bir şubede görevlendireceğim,” demişti.

Ben ise Şanlıurfa dönüşü biraz da
dinlenmek düşüncesiyle ilçede göreve başlamıştım.

Onun farklı bir duruşu vardı…

Halkın içinde, halk gibi…

Resmiyetten uzak ama devlet ciddiyetini
her hâliyle hissettiren bir yönü…

Onu görmek bile insana güven verirdi;
sanki devlet, o an olması gerektiği yerdeydi.

O gün her şey olağan akışında
ilerliyordu.

Ta ki telefon çalana kadar…

Özel kalemden gelen o ses hâlâ
kulaklarımda:

“Vali Bey size uğrayacak amirim…”

İçimde tarif etmesi zor bir heyecan
belirdi.

Bir hazırlık, bir bekleyiş…

Bu, sıradan bir ziyaret değildi, sanki
hafızama kazınacak bir anın habercisiydi.

Çardak ilçe girişinde beklemeye
başladım.

Zaman ağırlaştı…

Dakikalar geçtikçe beklenti büyüdü.

Ve nihayet…

Uzaktan bir araç göründü.

Kalbim, yaklaşan o arabanın ritmine uyar
gibi hızlandı.

Yaklaştı…

Ama durmadı.

Camdan hafifçe verilen bir selam…

Kısa, sade, ama derin anlamlar taşıyan
bir an…

Ve ardından hızla uzaklaşan bir araç.

O an içimde hafif bir burukluk
hissettim.

Ama onu tanıyan biri olarak hemen
anladım…

O, durup bekleyenlerden değildi.

O, yetişmesi gereken yerlere yetişmeye
çalışan bir görev insanıydı…

Zamanla yarışanlardandı.

Ve aynı gün…

Hayat, o acı yüzünü bir kez daha
gösterdi.

Haber geldi.

Geçirdiği trafik kazasında hayatını
kaybetmişti.

Dünya bir anlığına sessizleşti…

Zaman durdu sanki.

Az önce selam verip geçen bir insanın
artık hayatta olmadığını kabullenmek…

Tarifi zor bir sarsıntıydı bu.

O kısa selam…

Bir anda bir vedaya dönüşmüştü.

Yıllar geçti…

Ama o an, o görüntü, o selam hâlâ
zihnimde ilk günkü kadar canlı.

Bazen düşünüyorum…

İnsan, bazı anların kıymetini ancak
kaybettikten sonra anlıyor.

Ve bazen…

Bir selam, bir ömre sığmayacak kadar
büyük bir hatıraya dönüşüyor.

Allah rahmet eylesin…

Mekânı cennet olsun.

Leave a Reply