MESLEK ANILARI Buralar senden soruluyor.

 

MESLEK ANILARI

Buralar senden soruluyor.

Yıl 2004

Şubat ayı sonları ya da mart başları…

Yer

Denizli

Yerel seçim dönemi..

Denizli’nin rüzgârı sert, soğuk bir hava

Hambat ovası başka bir sertti o
dönemlerde…

Ben ise tek bir ilçede değil, üç ayrı noktada
görev yapıyordum…

Asaleten Çardak, vekâleten Bozkurt ve
bir yandan da Çardak Havalimanı’nın sorumluluğu…

Günler yoğun, saatler kısa, sorumluluk
ise ağırdı…

Seçim çalışmaları tüm hızıyla sürerken,
dönemin Maliye Bakanı merhum Kemal Unakıtan bir dizi gezi inceleme propragramı
kapsamında Denizli’ye geleceği ,akabinde Bozurt,Çardak ilçelerinde etkinliklere
katılacağı ve havayoluyla ayrılacağı bildirildi…

Program netti:

Denizli merkez’den sonra Bozkurt ilçesi,
ardından Çardak …

Bozkurt’ta sabah erken saatlerde
hazırlıklar tamamlandı..

Ekiplerimiz gerekli tüm tedbirleri
aldı…

Kaymakam Bey, daire amirleri ile
birlikte bakan beyi

karşılandı…

Bakanın gelişiyle birlikte program akışı
sorunsuz ilerledi.

Ben de görevimin o kısmını tamamladıktan
sonra vakit kaybetmeden Çardak ilçesine geçtim…

Çünkü asıl orası da benim sorumluluk
alanımdı.

Çardak ilçesinde de tüm güvenlik
tedbirleri kesintisiz alınmıştı…

Protokol hazırdı.

Ben protokoldaki yerime geçtim

Kaymakam Bey ve diğer amirlerle birlikte
Bakan beyi karşıladık…

Tam sıra bana gelince Bakan Bey bana
dönüp hafif şaşkınlıkla sordu:

Sen niye geldin buraya gerek yoktu?

Kısa bir tebessümle cevap verdim:

Sayın Bakanım, bu ilçeye de ben
bakıyorum…

Sözüm bitince yüzünde oluşan ifade hâlâ
aklımda…

Hem şaşkınlık hem de hafif bir
gülümseme..

Program tamamlandıktan sonra bir görev
daha vardı;

Uğurlama..

Bu kez istikamet Çardak Havalimanı’ydı..

Çıkış hazırlığı öncesi ilçeden erkenden
ayrıldım…

Havaalanı meydan müdürü , Kaymakam bey
ve protokol üyeleriyle birlikte uğurlamak için yerimizi aldık…

Her şey olması gerektiği gibi
ilerliyordu.

Bakan bey uğurlama için geldiğinde beni
tekrar gördü.

İşte o an, günün en unutulmaz sahnesi
yaşandı.

Bir an durdu…

Sonra kendine has üslubuyla kahkahayı
bastı:

-Buralar senden soruluyor galiba..!

O cümlede hem bir takdir hem de o günün
yoğun temposuna yapılmış samimi bir gönderme vardı.

Uğurlamanın ardından, günün yorgunluğunu
biraz olsun atmak için ekip arkadaşlarıyla birlikte kısa bir mola verdik.

Hambat Ovası’nın ortasında, sade ama
içten bir sofrada buluştuk. Belki yorgunduk ama içimiz rahattı.

Çünkü görevimizi layıkıyla yapmıştık.

Bugün dönüp baktığımda…

O günler sadece yoğunlukla değil, aynı
zamanda sorumluluğun, aidiyetin ve görev bilincinin en net yaşandığı zamanlardı.

Çardak, Bozkurt ve havalimanı,

Bölgenin eski adıyla Hambat Ovası…

Hepsi bir dönemin içinde kalan ama
hafızamda hâlâ canlılığını koruyan,

gülümseten bir meslek anısı olarak
yerini koruyor.

 

Leave a Reply