MESLEK ANILARI “Çişim Geldi…”

 

MESLEK ANILARI

“Çişim Geldi…”

Özel Harekât polisi bir meslektaşıma ait
anı…

90 ‘lı yıllar…

Doğunun sert yılları…

Dağın taşın barut koktuğu, gecelerin
sessiz değil pusulu olduğu zamanlar…

O dönem Van’da Özel Harekât’ta görev
yapıyordum.

Gençlik işte…

İnsan o yaşlarda ölümü, uzaktaki bir
dağın ardında sanıyor.

Kurşunun insana değil, hep başkasına
değeceğini düşünüyor.

Bir gün ansızın emir geldi.

Öyle planlı, uzun hazırlıklı falan
değil…

Palas pandıras helikoptere bindirildik.

İstikamet; Mardin Midyat, Kilisedüzü
mevkii…

Bölge kaynıyor.

Yaklaşık iki yüz kişilik bir terörist
grubuyla sıcak temas sağlanmış.

Bizi boğaz hattına bıraktılar…

Görev kısa ve netti:

“Bu hattı tutun. Kaçan olursa indirin.”

Dağın dili serttir…

Orada emir uzamaz.

“Tamam müdürüm ” dedik.

Helikopter havalanıp uzaklaşınca etrafı
bir sessizlik kapladı…

Ama o sessizlik, fırtına öncesi bir
gökyüzü gibiydi.

Pusuyu attık, bekliyoruz…

Fakat ben gençliğin verdiği o deli
cesaretle yerimde duramıyorum…

İnsanın içinde bazen baruttan daha hızlı
yanan bir şey oluyor.

Derken uzaklardan çatışmanın sesi
yükselmeye başladı.

Önce tek tük…

Sonra dağların bağrını yaran uzun
namlulu öfkeler…

Helikopterlerden biri iniyor biri
kalkıyor.

Gökyüzü pervane sesiyle parçalanıyor
adeta.

Bir anda çatışmanın tam ortasında
kaldık.

Kendimi zor bela büyük bir kayanın
arkasına attım.

Ama ateş öyle yoğun ki…

Mermiler kayanın gövdesinden parçalar
koparıyor…

Taş kırıkları yüzüme çarpıyor.

Her kurşun sanki ölümün tırnağı gibi
kayanın üstünde iz bırakıyor.

Kafamı kayanın altına sokmuşum…

Ne ileri çıkabiliyorum ne tam karşılık
verebiliyorum.

İşte insan o an anlıyor;

ölüm dediğin şey bazen bir nefes kadar
yakınmış.

O anda ne rütbe kalıyor akılda ne gurur…

İnsan sadece annesinin sesini
hatırlıyor.

Bildğim ne kadar dua varsa okumaya
başladım…

Kurşun seslerinin arasında dualar
birbirine karışıyordu.

Bir ara fırsat bulup birkaç şarjör
boşalttım…

Vurdum mu, vuramadım mı bilmiyorum…

Ama dürbünle baktığımda yerde hareketsiz
yatan iki üç karaltı gördüm.

O dönem kullandığımız RACAL telsizler
vardı.

taramalı çalışırdı.

Bir ara karşı tarafın frekansına denk
geldim.

O hengâmenin içinde, ölümle burun
burunayken insanın içindeki haylaz taraf bile ölmemiş demek ki…

Bastım mandala.

“Çişim geldi…

Az ara verelim.

Siz de gelin leşlerinizi alın…”

Dağın ortasında, ölümün kol gezdiği
yerde böyle bir laf etmişim.

Meğer Mardin Tugay Komutanı da anonsu
dinliyormuş.

Hemen sormuş:

“Kim bu deli?”

Bir süre sonra karargahtan ses geldi.

“Anons yapan personel konuşsun!”

“Van 3455…” dedim.

Durumu anlattım:

“Komutanım sıkıştım… Çıkamıyorum…”

Koordinat istediler, verdim.

Birkaç dakika sonra silahlı helikopter
pilotlarından biri geçti anonsa:

“Kafanı başını sakla! Toprağı kaz,
altına gir! Oraları yakacağız!”

O cümlede bile savaşın sertliği vardı.

Sonra helikopterler geldi…

Ve cehennem dediğin şeyin yeryüzündeki
hâlini o gün gördüm.

Etrafım ateş altında kaldı.

Kayalar parçalanıyor…

Toprak göğe savruluyor…

Barut kokusu ciğere işliyor…

Hayatımda ilk defa kayanın yandığını
orada gördüm.

Evet…

Taş yanıyordu.

Dağ bile savaşın hararetine
dayanamıyordu sanki.

İnsan çatışmanın içinde zamanı
kaybediyor…

Dakika mı geçiyor saat mi, bilmiyorsun.

Sadece nefes alıyorsan yaşadığını
anlıyorsun.

Sonradan öğrendik; yaklaşık iki yüz
kişilik grubun seksen beşi etkisiz hâle getirilmiş.

Ama operasyonun en garip tarafı başka
bir sahneydi.

Çatışma alanından bir koyun sürüsü
geçti.

Kimse ateş etmedi.

Hayvanlar telef olmasın diye…

Dağın ortasında bile insanlığın
kırıntısı kaybolmamıştı.

Kalan teröristlerin bir kısmı da o
sürünün arasına karışıp kaçmış.

İşte yıllardır anlatılan hikâye budur.

Ne operasyonun büyüklüğü…

Ne çatışmanın şiddeti…

Herkesin aklında kalan o cümledir:

“Çişim geldi… Az ara verelim…”

Şimdi dönüp bakınca insan anlıyor…

Gençlik bazen korkunun üstüne gülüş
örtmektir.

Biz o yıllarda korkmuyor değildik…

Sadece korkuyu içimize gömüp görev
yapıyorduk.

Çünkü o yıllarda vatan, bazen insanın
kendi korkusundan bile önce geliyordu.

 

Leave a Reply