SESSİZ YIKIM
İtibar Suikasti
İtibar nedir?
İlmek ilmek dokuduğu
en değerli hazinesidir
insanın…
Ne ünvanla ölçülür ne de maddi
karşılıkla tartılır…
Vicdan ve toplum nezdinde kurulan
güvenin adıdır itibar…
Emek
sabır,
dürüstlükle
inşa edilir…
Bir söz,
bir ima,
bir iddia …
zedeler itibarı…
Dostu kadar düşmanı da vardır,
En savunmasız anında vurur insanı…
İtibar suikastı,
açık bir saldırı mıdır her zaman?
İma ile,
eksik bilgiyle,
yönlendirilmiş ifadelerle,
şüpheyle
bulandırır zihinleri …
Şuuyu vukuûndan beter demiştir
atalarımız…
Sinek küçüktür ama mide bulandırır..
Mark Twain ‘in yalan dünyayı dolaşırken,
gerçek ayakkabılarını giymekle meşguldür sözünde de yankı bulur…
Hızlı yayılır yalan ,
geç kalır gerçek…
Hassastır itibar , zordur korunması …
Shakespeare’in itibarımı çalan, bana
hiçbir şey vermez ama beni gerçekten yoksullaştırır sözü, ne güzel özetler
itibar suikastnın insana açtığı yarayı…
İtibar başkalarının gözündeki yer değil,
hayattaki duruşumuzdur aynı zamanda…
Rochefoucauld a göre, İnsanların itibarı
çoğu zaman başkalarının düşüncelerine emanettir.
Dijital çağın etkisiyle korunması daha
zor hale gelinmiştir İtibar…
Sosyal medya,
haber siteleri, basın-yayın organları
yapay zeka …
Bireysel bir eylem olmaktan çıkıp
kitlesel bir etkiye dönüşür itibar suikasti…
Bir haber başlığı, kesilmiş bir görüntü,
yapay zekayla oluşturulmuş görsel,
çarptırılmış bir ifade…
Saniyeler içinde geniş kitlelere ulaşır
ve zedeler itibarı…
George Orwell’ın Gerçeklerin evrensel
olarak inkâr edildiği bir çağda, gerçeği söylemek devrimci bir eylemdir sözü
çağımızın en çarpıcı özetidir…
Yalan yanlışın gerçeğin önüne geçmesidir
asıl tehlike…
Doğrulanmayan bilgiler sorgulanmayan
yargılar ve düşünülmeden yapılan paylaşımlar….
Bireyleri itibar suikastinin parçası
haline getirir…
Nietzsche’ye göre İnsanlar gerçeklerden
çok, inanmak istediklerine inanırlar sözü, bu durumun psikolojik temelini
açıklar.
Gerçeği aramak yerine kendine yakın
olanı kabul etmeyi tercih eder bazıları…
Hem ahlaki hem de hukuki bir ölçü…
hukukta beraat-i zimmet asıldır, yani bir kişi suçu sabit oluncaya kadar
masumdur…
İtibarın korumanın parolasıdır,
günümüzde masumiyet karinesi….
Her zaman dikkat ediliyor mu ? masumiyet
karinesine.
..
Sosyal medya,
basın-yayın araçları,
Yargılamadan infaz eder insanları…
Hükümler digital mecralarda verilmeye
başlandıysa tehlike büyük demektir…
İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına
batır atasözü kadim bir öğüt olarak karşımıza çıkar. ..
Kendini sorgulamadan hatalarını görmeyen
başkası hakkında hüküm verirse kalır mı adalet duygusu…
Hem vicdani hem de insani bir
gerekliliktir
Empati…
Kişinin empati yapması,kendine karşı
dürüst olması, başkasına karşı adil olmasının ön şartıdır….
Dilin kemiği yoktur sözü, hatırlatır
sözün sorumluluğunu…
Hugo’nun dediği gibi Gerçek güneş
gibidir; bir süre saklanabilir ama asla yok edilemez….
Bir başka ifadeyle Güneş balçıkla
sıvanmaz…
İtibarın korunması, sadece bireyin
değil; toplumun, medyanın ve tüm iletişim kanallarının ortak sorumluluğudur…
Albert Einstein İtibar kazanmaya
çalışmayın, karakter sahibi olun sözü karakterin önemini vurgular…
Güçlü bir karakter, geçici karalamalara
karşı en sağlam kalkandır.
Sadece bireyi hedef almaz İtibar suikasti…
Adalet duygusunu güven zeminini ve vicdani dengeyi de sarsar.
Sosyal medya ve basın-yayın araçlarının
bilinçsiz kullanımı sorunu daha da derinleştirir…
Birey, kurumlar ve iletişim araçları
etik hareket etmeli ve sorumluluk sahibi olmalıdır…
Hüküm vermeden masumiyeti esas almak,
Söylemeden önce kendi vicdanında
tartmak,
Paylaşmadan araştırmak…
Hem hukuki hem de
ahlaki olandır..
İtibar,bir bireyin olduğu kadar toplumun
da aynasıdır…
İtibarını koruyan, doğruları
söyleyen,araştıran gerçekleri paylaşan dostlara selam olsun…
Her şey gönlünüzce olsun.
Şahane bir güne…
Günaydın…