MESLEK ANILARI
Asena
2000’li yılların başı…
Şanlıurfa…
Harran…
Vekâleten bir aylığına Harran İlçe
Emniyet Amiri olarak görevlendirilmiştim.
Bölgenin kendine has atmosferi, sadece
görev sorumluluğunu değil, zaman zaman insanın aklını zorlayan olayları da
beraberinde getiriyordu…
O günlerde ülke gündeminde farklı bir
başlık vardı…
İbrahim Tatlıses ve Asena arasında
geçtiği iddia edilen “büyü” olayı…
Kimi gerçek diyordu, kimi tamamen şehir
efsanesi…
Ama mesele, bir şekilde resmî evraklara
kadar intikal etmişti.
Harran İlçe Emniyet Amirliği’ne ulaşan
soruşturma evrakında, büyüyü yaptığı iddia edilen bir şahıstan bahsediliyordu.
İsmi “Arap Kerim”diye geçiyor, soyadı
ise bugün bile net olarak hatırlamıyorum.
Harranlı olduğu belirtilen bu kişinin
kimlik, adres tespiti ve ifadesinin alınması gerekiyordu.
Sivil ekibe gerekli talimatı verdim.
Kısa sürede yapılan araştırmada şahsın
kimliği tespit edildi…
Şahıs Harran’da değil, Şanlıurfa
merkezde ikamet ediyordu.
Evrak Güvenlik şubeye gönderildi.
Benim asaleten görev yaptığım şube…
Süreci yakından takip ettim ve şahsın
ifadesinin alınması için bulunduğu adresten getirilmesini sağladım.
Kısa süre sonra ekipler tarafından
getirildi.
Orta boylu, yaklaşık 80 kilo civarında,
hafif kumral tenliydi. Üzerinde yerel halkın giydiği kahverengi, cübbe benzeri
bir kıyafet vardı.
Dış görünüşü, o dönemin Urfa
sokaklarının sade ama karakteristik insan profilini yansıtıyordu.
İfadesi alındı…
Sakin konuşuyordu. Net bir şekilde
iddiaları reddetti…
Hatta olayın bambaşka bir boyutunu dile
getirdi:
Meşhur olmak amacıyla ATV kanalına çıkıp
“büyüyü ben yaptım” şeklinde şaka mahiyetinde konuşmalar yaptığını, bunun da
zamanla büyütülerek gerçek bir iddiaya dönüştüğünü söyledi.
Dosya kapandı mı, tartışma bitti mi…
orasını zaman gösterdi…
Ama o gün bizler için geriye kalan şey,
bir olaydan çok, medyanın, söylentinin ve insan hikâyelerinin nasıl iç içe
geçebildiğine dair ilginç bir tecrübeydi.
Aradan yıllar geçti…
Ama bazı dosyalar vardır ki, resmî
olarak kapanır; hafızada ise açık kalır…