GEÇMİŞTEN GELECEĞE Köprü & Gençlik

GEÇMİŞTEN GELECEĞE
köprü&Gençlik
Bir milletin geleceği….
Bi milletin geleceği neye /nelere bağlıdır?
Sadece;
Doğal kaynaklar,
ekonomik güç,
teknolojik imkânlar
olabilir mi?…
Bir milletin geleceği 
yetiştirdiği gençlerle şekillenir…
Gençlik, 
ülkenin yalnızca bugünü değildir,yarınıdır….
Bu günün gençleri ;
Yarının adalet dağıtacak hâkimleri, şifa verecek hekimleri,
bilim üretecek akademisyenleri, ülkeyi yönetecek devlet adamları, sanatçıları,
öğretmenleri ve mühendisleridir…
Gençlik meselesi…
Sıradan bir sosyal konu olabilir mi?
Bir milletin geleceğini ilgilendiren en stratejik bir mesele…
Atatürk’ün “Bütün ümidim gençliktedir sözüyle hayat bulan bir gerçekliktir…
Bu sadece bir temenni midir?
Bir devlet ve toplum vizyonu…
Bilinmesi gereken gerçeklik;
Gençliğini kaybeden toplumlar, geleceğini de kaybeder..
Bu gün gençliğin,
teknolojiyle birlikte bilgiye ulaşımı kolaylaşmış olmakla birlikte, 
Anlam arayışı,
aidiyet duygusu 
ve manevi bağları zayıflamıştır…
İletişim araçları anlamında zirveyi yakalarken,gerçek iletişim azalmış,kaybolma noktasına gelmiştir…
Kalabalıklar içinde yalnız kalmış, 
bilgi bombardımanı altında yönünü kaybetmiş,
hayatın anlamına sorgular hale gelmiştir…
İdeallerin yerini, zaman zaman umutsuzluk, kararsızlık 
ve gelecek kaygısı almıştır…
Bu sadece gençlerin değil, milletin meselesidir/olmalıdır…
Konfüçyüs’ün ,
bir toplumu yok etmek istiyorsanız, önce gençlerini amaçsız bırakın sözü çok manidar değil mi?
Amaçsız gençlik…
Zamanla başkalarının amaçlarına hizmet eder hale gelir…
Gençliği anlamak…
Bir genci kim yetiştirir?…
Çocuğun dünyaya gelişi biyolojik bir olaydır…
İyi bir insan olarak yetişmesi ise;
uzun 
ve çok yönlü bir süreç…
Ahlakı,
dünya görüşü
hayata bakışı …
Yalnızca kendi tercihleriyle mi şekillenir?
Aile,
eğitim sistemi,
çevre,
toplum ,
devlet …
Gençlik  yetişmesinde kimlerin sorumluluğu vardır?
Anne-baba… öğretmenler… yöneticiler…
Çevre….
toplum…
sorumlulukları olduğu bir gerçek…
ilk mektep aile…
konuşmayı, 
sevgiyi,
saygıyı, 
paylaşmayı, merhameti ailesinde öğrenir…
Karakterinin temeli atılır,kişiliği şekillenir …
Ağaç yaşken eğilir…
sağlam aileler,
 sağlam bireyler yetiştirir,
 sağlam bireyler de sağlam toplumlar oluşturur…
Günümüzde gençler arasında görülen birçok sosyal problemin temelinde aile içi iletişim eksikliği vardır.
Çocukların/gençlerin sadece maddi ihtiyaçlarını karşılamak yeterli midir?
Yeterli zaman ayırma…
onları dinleme…
İletişim kurma…
Jean-Jacques Rousseau’ya göre, Çocukların ilk öğretmeni anneleridir…
Aile yalnızca bir yaşam alanı mıdır?
Aile karakter inşa edilen bir okuldur…
Tek başına aile yeterli midir?
Devlet’in gençliğin yetişmesinde hayati bir rolü vardır…
İnsan yetiştirmek…
Bir milletin gerçek zenginliği petrolü, altını veya doğal gazı kaynakları mıdır?
Önemli olan 
iyi yetişmiş insan kaynağıdır….
Gençliğe yatırım,geleceğe yatırımdır…
Eğitimde fırsat eşitliği…
bilim,
 sanat 
ve spor alanlarında imkânlar sunma …
Yeteneklerini keşfetmelerine yardımcı olma…
Devletlerin temel görevlerindendir…
İbn Haldun’un çağları aşan tespiti;
İnsan yetiştirmek, bina yapmaktan daha zordur,fakat kalıcı olan da budur…
Güçlü devlet…
güçlü gençlik politikaları gerektirir…
Gençliğin şekillenmesinde çevrenin etkisi var mıdır?
Ya da ne kadar vardır?
Üzüm üzüme baka baka kararır demiştir atalarımız…
Birlikte geçirilen vakit…
düşünceler davranışlar.
Yaşam tarzları….
Aileden ve okuldan bile daha etkili olabilir arkadaş çevresi…
Spor kulüpleri…
Sanat atölyeleri, kültürel faaliyetler,
Sosyal sorumluluk projelerine gençlerin yönlendirilmesi önemlidir….
Mevlanadan hayat dersi;
Arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim…
Çevre sadece fiziksel ortamla mı sınılıdır?
Günümüzde ;
Dijital dünya…
Sosyal medya…
Dijital içerikler…
sanal topluluklar…
gençlerin düşünce dünyasını doğrudan etkilemektedir…
Anlam arayışı…
deizm ve ateizm tartışmaları…
Öfke değil anlayış…
Adalet ile bağdaşmayan uygulamalar,
ahlak ile örtüşmeyen davranışlar,
din adına ortaya konan yanlış örnekler…
Soru işaretleri…
Soru soran sorgulayan gençleri tatmin etmek gerekmektedir.
Sorgulamak, düşünmenin başlangıcı….
Asıl tehlike….
Sorularına cevap verilmemesi ..
yalnız bırakılması…
Hayatın anlamı, insanın var oluş nedeni,
iyilik ve kötülüğün kaynağı…
Hz. Ali’nin
Çocuklarınızı kendi zamanınıza göre değil, onların yaşayacağı zamana göre yetiştirin sözü yol gösterici olmalıdır…..
Bu günkü nesil… geçmiş nesillerden farklı bir dünya…
Gençleri suçlamak yerine onları dinlemek….
Gençler için sadece yalnızca akademik başarı yeterli midir?
Tabi ki de hayır,
Ahlaki,
kültürel,
manevi gelişim…
Karakterle birleşmeyen bilginin tek başına anlamı olabilir mi?
Tolstoy’un dediği gibi;
Eğitimli ve ahlaklı bir nesil yetiştirmek, geleceğe bırakılacak en büyük mirastır…
Gençlerimize;
sadece sınav kazanmayı değil,
düşünmeyi, araştırmayı, 
üretmeyi, 
sorgulamayı, merhameti, 
adaleti,
sorumluluğu 
ve vatan sevgisini de öğretmeliyiz…
Toplum değerleriyle ayakta kalır…
Gelecek, geçmişinden beslenerek yükselir…
Kendi tarihini,
inancını,
kültürünü 
ve medeniyet birikimini tanımayan nesiller, 
küresel rüzgârların önünde savrulmaya mahkumdur…
Gençlerimiz hem çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatılmalı hem de milli ve manevi değerlerle buluşturulmalıdır…
Bir milletin gerçek serveti gençliği olup,gençliğini ihmal eden toplumlar geleceğini tehlikeye atar….
Gençlerini eğiten, geliştiren ve ona değer veren toplumlar ise yarınlara güvenle yürür….
Bugünün gençleri yarının yöneticileri, bilim insanları, öğretmenleri, sanatçıları ve anne-babaları olacaktır…
Bırakacağımız en büyük miras ,
ne servet ne makamdır…
Bırakabileceğimiz en büyük miras;
Sağlam bir karakter, güçlü bir eğitim,
köklü bir kültür, yüksek bir ahlak ve düşünce yapısı…
Gençliği suçlamak değil anlamak… yargılamak değil rehberlik etmek…
İhmal etmek değil yatırım yapmak…
Gençlik geleceğin teminatı değil,geleceğin ta kendisidir…

Leave a Reply