KARANLIKTAN AYDINLIĞA
Düşünce gücü
İnsanın hayatında büyük değişimler
sanıldığı gibi büyük olaylara değildir….
Bazen tek bir
tek bir düşünce yeterlidir…
Karanlıktan aydınlığa çıkmayı istemek…
İstemeyen düşünmeyen çıkabilir mi
aydınlığa.
Başlamak, bitirmenin yarısıdır diyen
Aristoteles’e göre aslında insanın iç yolculuğunu özetler…
Başlamadan önce düşünmek…
Düşünmek, görünmeyen ilk adımdır.
İnsan, düşündüğü şeydir der Emerson…
Zihinde atılan küçük bir kıvılcım,
hayatın yönünü değiştirir…
İlerlemek için kendini inandırmalıdır
insan…
İnanç, sadece bir duygu mudur?
Aynı zamanda
harekete geçme cesaretidir…
Yapabileceğine inanan yapar….
İnanmayan seyreder…
İnsan kendi kaderine nasıl yön
vereceğini tercihi belirler…
Siyah ve beyazdan ibaret değildir
hayat…
Keskin çizgilerin arasında fark
edilmeyen bir gerçek vardır;
Gri…
Zıtlıklar olmadan ilerleme olmaz” der
William Blake…
Siyah ve beyaz… Karanlık ve aydınlık…
İki uç arasında kurulan dengede’dir
hayat…
Belirsizliğin değil; geçişin rengidir
gri…
Ne tamamen karanlık ne de tamamen
aydınlık…
Bazen bir nefestir gri…
Mevlânâ’ya göre ,
gece ne kadar karanlıksa, yıldızlar o
kadar parlak görünür…
Karanlığa alışma değil,ışığı fark etme
sürecidir gri…
İnsan zihni ani değişimleri zor kabul
eder.
Küçük geçişler, büyük kırılmaları
engeller. Gri, ruhun kendini koruma biçimidir…
Gerçekte ya siyahtır ya beyazdır hayat,
Ortası yoktur…
Böyle durumda ara alan bir nefestir…
Acı kaçınılmazdır, ıstırap ise seçimdir
der Buda….
Yaşananı değil yüklenen anlam
sorgulanması gerekir…
Hayatında beyazlar olsun ister insan…
Huzur,
umut,
ferahlık…
Siyahta hayatın bir gerçeğidir…
Giçbir duygu kalıcı değildir.
Ne acı sonsuza kadar sürer ne de
mutluluk…
Bu yüzden siyahı bir elbise gibi giyip
çıkarabilmek gerekir.
Koşarken değil, dururken kendini anlar
insan…
Düşe kalka yürür insan der Nietzsche…
İlerleme kusursuzluk değil
vazgeçmemektir…
Gökyüzüne baktığında insan, bütün
karmaşayı bir anlığına unutur…
Mavi, sonsuzluğu hatırlatır…
En karanlık gece bile sona erer ve güneş
yeniden doğar der Hugo….
Umudun hiçbir zaman tamamen kaybolmaz…
Hep var olmalıdır…
Bazen aynı anda birbirinden habersiz
aynı gökyüzüne bakar aynı mavide buluşur insanlar,kesişir bakışlar,birbirine
gülümseyen ruhlar…
İnsan en çok, içinden sessizce
ağladığında yorulur…
Karanlıktan aydınlığa. …
Griye tutunmak ,arasıra gökyüzüne bakıp
maviyi görmek
rahatlatır insanı…
onunda insan şunu anlar insan…
Hayat;
Ne verdiğinden çok ne seçtiğindir…
Düşünceyle başlar her şey…
Bir yön belirlenir, bir adım atılır…
Karanlık kalmak da bir tercihtir,
aydınlığa yürümek de…
Ve insan, en çok karar verdiği anda
değişir…
Güzel bir güne.