sessiz çığlık 4 ocağa düşen ateş

GÜNCEL 
SESSİZ ÇIĞLIK – 4
OCAĞA DÜŞEN ATEŞ
Bir haber düşer ekrana…
Bir cümle…
Bir polis şehit oldu…
Bir başka insan hayatına son verdi…
iki acılı aile,
iki yıkılmış ocak, 
iki ayrı hayat hikâyesi…
İstanbul Esenyurt’ta yaşanan ve basına yansıyan olay….
Görevi başında uygulama yapan bir trafik polisi hayatını kaybetti…
Üzücü olan Olayın diğer tarafında da emekli bir polis memuru…
İki insan…
İki aile…
İki acı…
Kim suçlu?
Görevini yapan polis mi?
Geçinebilmek için ek iş yapmak zorunda kalan emekli polis mi..?
Polislerin ekonomik 
ve sosyal sorunları…
çözülemeyen sorunlar…
Polis emekli olunca ne değişir /ne değiştiriyor?
Polis emekli olunca, haklarının önemli bir bölümünü kaybediyor…
Aile yardımları, emniyet hizmetleri tazminatı vb…
Çalışırken aldığı ücret emeklilikte  neredeyse yarı yarıya düşüyor…
 
Makasın açılması, emekliyi yeniden çalışmaya zorluyor….
Emeklilikte hayat mı  ucuzluyor ?
Kira,
Elektrik, su,
doğalgaz daha mı ucuz oluyor?
Ya da 
Market alışverişi,
Çocukların ihtiyaçları azalıyor mu…?
Tam tersine;
insan yaşlandıkça sağlık giderleri, 
aile sorumlulukları
 ve hayatın diğer yükleri daha da ağırlaşıyor….
Emekli polis namerde muhtaç olmamak için çalışır …
Zevkinden değil…
Lüks içinde yaşamak için değil, geçinebilmek için çalışıyor çalışıyor emekli…
Kimi çocuğunun okul masrafını karşılamak, 
Kimi kirasını ödeyebilmek 
Kimi borcunu kapatabilmek,
Kimi de kimseye muhtaç olmadan yaşamak için çalışıyor /çalışmak zorunda kalıyor emekli…
Emekli de olsa bir polis aynı zamanda;
O da bir baba…
O da bir eş…
O da bir insan…
O da ay sonunda hesabını yapmak zorunda….
Somut olayda ;
Korsan taşımacılık elbette hukuki sonuçları olan bir ihlal…
Kuralların uygulanması gerekir.
Sadece cezayı artırarak toplumsal sorunu çözebilir mi?
Araç bağlanacak…
Ehliyete el konulacak…
Yüksek miktarda para cezası uygulanacak…
Peki bu cezayı ödeyemeyecek durumda olan insan ne yapacak?
Hukuk uygulanırken ekonomik ve sosyal şartları da konuşmak  gerekmez mi?
Problemi sadece sonuç üzerinden değerlendirmek yeterli midir?
Konuya mikro açıdan değil makro açıdan bakmak gerekmez mi?
Yıllardır polis teşkilatında kıyafet değişikliklerini konuşulur…
Pantolonun şeridi…
Şapkanın modeli…
Üniformanın rengi…
Ya polisin 
Çalışma şartları…
Ekonomik güvence…
Aile hayatı…
Psikolojik destek…
Emeklilikte insan onuruna yakışır bir yaşam…
Çok ilginçtir 90 lı yıllarda 
 göreve başladığımda çalışma düzenleri tartışılıyordu.
Yıllar geçti.
Emekli olalı da yıllar oldu.
Fakat polislerin çalışma şartları hâlâ tartışılıyor.
12/12…
12/24…
12/36…
mı olsun …
Bayram…
Resmî tören…
Seçim…
Açılış,
Miting…
Ziyaret…
Maç…
Konser…
Afet…
Güvenlik operasyonu…
Her  gün  özel…
Her özel gün özel bir görev…
Mesele sadece çalışma şartları mıdır?
Psikolojik baskı,
Stres
Gergin ortam..
Mobbing 
Görevini eksiksiz yap beklentisi…
Ekonomik sıkıntılar…
Bir tarafta ay sonununu getirebilme stresi. 
Bir tarafta insanların güvenliğini sağlama…
Omuzlarda ağır bir  yük.
Polisin yaşadığı stres sadece polisi mi etkiliyor?
Eşini,
Çocuğunu,
Ailesini de  etkiliyor…
Eve geldiğinde üniformasını çıkaran polis,
gün içinde yaşadığı psikolojik yükü  kapının dışında çıkarıp bırakamaz…
Her polis intiharı 
bir insan hayatıdır….
Ardında 
Bir anne,
Bir baba,
Bir eş ,
Bir çocuk ,
Bir arkadaş,
Bir meslektaş  bırakır…
polis intiharı  nedenleri birkaç cümleyle geçiştirilemez.
Polisin psikolojik sağlığı için  ne yapılıyor?/
yapıyoruz?
Polis, 
Türk toplumunun dışında bir sınıf değildir…
Öğretmenin çocuğu,
Doktorun kardeşi,
Madencinin evladı,
İşçinin oğlu,
Avukatın yakını,
Öğrencinin babası,
Gazinin evladı,
Siyasetçilerin   ailesinde de  polis vardır.
Çünkü polis bu toplumun içinden çıkar/çıkmaktadır…
Polis toplum için çalışır, güvenliği için gecesini gündüzüne katar….
Polis;
Geçim derdini mi?,
Fazla görevi mi?
Amir  talimatını mı düşünsün?
Benim  kim olduğumu biliyor musun?diyenlerin  babasını mı araştırıp bulsun?
Çocuklarının büyüdüğünü uzaktan mı izlesin?
Eşinin yalnızlığını mı düşünsün?
Emekli olduğunda ekonomik geleceğini mi düşünsün?
Yoksa bütün bunları bir kenara bırakıp sadece görevini mi yapsın?
Somut olayda, iki ailenin acısını konuşuluyor…
Bir tarafta görevi başında hayatını kaybeden bir polis memuru…
Diğer tarafta yaşanan olayın ardından hayatını kaybeden emekli bir polis memuru…
Geri dönüşü yok..
Acısı büyük…
İki evde de artık bir sandalye boş.
İki sofrada bir tabak eksik…
İki çocuk, iki eş, iki anne-baba belki de aynı soruyu kendi içinde soruyor:
“Neden?”
Biz ise hâlâ suçluyu arıyoruz…
Görevini yapan polis suçlu değildir.
Geçinmek için mücadele eden emekliyi de peşinen suçlu ilan etmek çözüm değildir…
Önemli olan insanları çaresizliğin kıyısına getiren şartları değiştirebilmektir…
Polisi görevdeykende  ve  emekli olduğunda da insanca yaşayabileceği bir ekonomik düzen sağlaybilmektir…
Rahmetli meslektaşlarıma  Allah’tan rahmet diliyorum.
Mekânları cennet olsun.
Geride kalan ailelerine sabır diliyorum.
Keşke elimizden daha fazlası gelse…

Leave a Reply