KAVRAMLARIN İÇİNİN BOŞALTILMASI

 

Savaşlarla mı yıkılır toplum sadece…

Sarsılır bazen ekonomik krizlerle..

Ne savaş, ne kriz yaşamıştır bazı
toplumlar…

Ama;

İçten içe,

sessiz,

yavaş…

Fark edilmeden, ağır ağır…

Görünmezdir, somut değildir,

çoğu zaman sebep…

Dejenere olup gitmiştir farkına bile
varmadan…

Kelimeler toplumun;

vicdanıdır,

hafızasıdır, pusulasıdır;

Liyakat…

Özgürlük…

Hak…

Hukuk…

Adalet…

Merhamet…

Güçlü olduğu sürece ayakta kalır
toplumlar…

Başlarsa kelimeler aşınmaya,

içi boşaltılırsa kavramların…

Toplumun temellerinde gözle görünmeyen
çatlaklar oluşmaya başlar…

Konfüçyüs bunu yüzyıllar önce;

“Bir toplumu düzeltmek isteseydim, önce
dili düzeltmekle başlardım.”

şeklinde ifade etmiş…

Bozulursa dil,

kaybeder anlamını kelimeler…

Anlamını kaybederse kelimeler, bulanır
düşünce,

bulanırsa düşünce

şaşar adalet…

Daha tehlikeli bir durum da kavramların
içinin boşaltılmasıdır.

Görünüşte vardır,

konuşulur,

ama karşılığı yoktur hafızalarda…

Her konuşmada,

hamasi nutuklarda, edebi yazılarda,

sayısız örnekle yer alır;

Adalet…

Sarayı da vardır hatta:

Her ilde, her ilçede…

Hakkını ararken yoruluyorsa insan…

Ayyuka çıkmışsa sözde sevgi…

Özde yoksa kırıntısı…

Almışsa liyakatin yerini tanıdık eş
dost…

Düşünüyorsa herkes kendi özgürlüğünü,

almıyorsa, unutuluyorsa sorumluluk…

George Orwell bu tehlikeyi;

“Dil bozulursa düşünce de bozulur,
düşünce bozulursa dil daha da bozulur.”

diyerek anlatır…

Kavramların içinin boşaltılması sadece
dil meselesi de değildir aslında…

Bulanıklaşmasıdır

hakikatin aslında…

Yavaş yavaş aşındığında anlamlar,

yerinde durur belki kelimeler…

Başlamıştır içleri boşalmaya…

“Eğri cetvelle doğru çizgi çizilmez…”

Aslında kavramlar bir toplumun
temelidir…

Eğer boşalmaya başlarsa kavramların içi,

çıkar mı doğru sonuç?

Anadolu’da bu husus,

“Eğri cetvelle doğru çizgi çizilmez.”

şeklinde veciz bir şekilde
anlatılmıştır.

Çürükse temel,

zayıflarsa adalet,

zayıflar güven…

Zayıflarsa liyakat,

zayıflar düzen…

Çoğaldıkça yanlışlar,

alışmaya başlar insanlar…

Kanıksanır, sıradanlaşır yanlışlar…

Şaşırır önce insanlar,

alışır sonra…

Gün gelir sıradanlaşır yanlışlar…

“Bu işler artık böyle.” der…

Burada başlar tehlike, tam da tehlike…

Sıradanlaşmışsa haksızlık,

yalnız kalmıştır adalet…

Şaşırtmıyorsa yalan,

gömülmüştür sessizliğe vicdan…

Aşındıkça kavramlar,

başlar kısılmaya sesler…

Toplumda çözülmeler, büyük kırılmalarla
değil, küçük aşınmalarla başlar…

Trafikte kırmızı ışıkta geçmek…

“Bir kereden bir şey olmaz.” diyerek
kuralları esnetmek…

Doğal görülürse övmek torpili,

hafife almak emaneti…

“Pembe yalan” diye masum görmek
yalanı…

Küçük gibi görünen büyük meseledir
aslında…

Her aşamada bir parça koparır
bünyeden…

Düşünce dünyamızda önemli yeri olan

Cemil Meriç;

“Kelimeler namustur. Namusunu kaybeden
millet her şeyini kaybeder.”

şeklinde özetler gerçeği…

Zayıflarsa kavramlar,

ahlaki zemini de zayıflar toplumun…

İyilikler birike birike büyür…

Ama;

Yanlışlar da birike birike büyür…

Ahlaki zemini çözülmeye başlar
toplumun..

Boşaldığında kavramların içi sadece
kelimeler değişmez,

hakikat de yer değiştirir…

Friedrich Nietzsche bu durumu enfes
özetler:

“Gerçekler değil, onlara verilen
anlamlar dünyayı yönetir.”

Öyle değil midir?

Değişirse anlamlar,

gerçeklik algısı da değişir…

Çıkarla karışır adalet…

Sorumsuzlukla karışır özgürlük…

Liyakat, sadakatle yer değiştirir…

Yanlışlar yeni doğrular gibi sunulmaya
başlanmışsa

asıl tehlike o zaman başlamış
demektir…

Yanlışın güçlü olması değil,

sıkıntı doğrunun yalnız olmasıdır
aslında…

Zarar o zaman görmeye başlar toplum…

Hakikati söylemek kolay değildir
bazen…

Bedeli ne olursa olsun gerçeği söylemeli
insan…

Susarsa gerçekler,

daha güçlü sesi çıkar yalanın…

Sadece harflerden oluşmaz kelimeler,

bir toplumun kültürüdür, geleceğinin
izlerini taşır…

İçi boşaltılırsa kavramlar,

sıradanlaşırsa,

kanıksanırsa yanlışlar

toplumsal çöküş başlar.

En kötüsü de;

Bir toplum

kavramlarını kaybettiğinde,

yavaş yavaş vicdanını da kaybeder…

Aydınlık yarınlara selam olsun,

Gönlünüzce bir gün olsun…

Günaydın..

Leave a Reply