ZİRVE Gölge-1

GÜNCEL

ZİRVE

Gölge -1

Bir şehir…
Bir başkent…
Ankara…

Günlerdir bir telaş…

Uyuyan sokaklar,
ansızın uyanmış gibi…

Fırçalar asfalta değerken,
kaldırımlar yeni bir elbise giyiyor adeta…

Beyaza boyanan, solmaya yüz tutmuş çizgiler…
Çiçeklerle süslenen refüjler…
Özenle dizilen taşlar…

İster istemez insan sormadan edemiyor…

Demek ki istenince oluyormuş…

Dün görmezden gelinen çukurlar…
Tozlu kaldırımlar…
Bakımı yıllarca ertelenen yollar…

Şimdi, NATO Zirvesi için gelecek konuklara hazırlanıyor.

Bir şehir, bir anda bambaşka bir kimliğe bürünüyor…

Oysa o yolların asıl sahipleri…

Sabah işe yetişmeye çalışan işçi…
Kaldırımda bastonuna yaslanarak yürüyen emekli…
Okuluna yetişmeye çalışan çocuklar…

Yıllardır bu şehrin sessiz tanıkları…

Kendi evlatlarına çok görülen imkânların, gelecek misafirler için seferber edilişi…

Elbette ülkenin itibarı önemlidir.
Misafir ağırlamak da bir medeniyet göstergesidir.

Ama…

İtibar ve medeniyet…

Sadece misafire gösterilen özen midir?

Yoksa asıl medeniyet, kendi insanına her gün aynı özeni gösterebilmek midir?

Ülkenin gerçek vitrini, birkaç günde boyanan bordürler midir?

Olabilir mi?..

Gerçek vitrin;

Adalet…
Tarafsız işleyen mahkemeler…
Huzur içinde yaşayan insanlar…
Alın terinin karşılığını alan emekçiler…
Ve geleceğe umutla bakan gençlerdir.

Çünkü…

Boya silinir…
Çiçekler solar…
Asfalt çatlar…

Ama adalet olmazsa vicdan çatlar…
Ekonomi sarsılırsa umut yok olur…

Zirve biter…

Bugünler gelir geçer…
Konvoylar dağılır…
Siren sesleri susar…
Yollar yeniden halka açılır…

Peki…

Gelip geçici misafir için gösterilen bu özen, bu ülkenin kendi insanı için de aynı samimiyetle gösterilecek mi?

Sorular…

Sorular…

Zirve için değiştirilen bir şehir…

Asıl mesele, o yollarda yürüyen insanların hayatını güzelleştirebilmektir.

Çünkü bir ülkenin itibarı; birkaç günlüğüne parlatılan caddelerle değil, kendi vatandaşına her gün gösterdiği değerle ölçülür.

İşte o zaman, zirvenin gölgesi değil; milletin huzuru ülkenin gerçek yüzü olur…

Leave a Reply