Barut

Rivayete göre Napolyon, kaybedilen bir savaşın ardından komutanlarını huzuruna çağırır.
Yüzlerde yenilginin gölgesi, gözlerde mağlubiyetin ağırlığı vardır.
İmparator sorar:
-Bu savaşı neden kaybettik?
Generallerden biri çekinerek söze başlar:
-Efendim… Birinci sebep, barutumuz bitti…
Napolyon sözünü keser:
-Tamam… Gerisini söylemene gerek yok.
Mağlubiyet…
Yüzlerce gerekçe…
Tek bir gerçek…
Barut bitti…
Bittiyse barut,
gerisi teferruat…
Hayat…
Toplumlar…
Devletler…
Pahalılık…
İşsizlik…
Yoksulluk…
Geçim sıkıntısı…
Umutsuzluk…
Gelecek kaygısı…
Konuşur da konuşur insanlar…
Ama asıl soru şudur:
Neden bitti barut… ?
Bazen sorular,
cevaplardan daha ağırdır.
Sokaklarda yürüyen insanlar…
Yüzlere yansıyan yorgunluk…
Kalabalıklar içinde büyüyen yalnızlık…
Tükenen umutlar…
Eksilen hayaller…
Derinleşen gelecek kaygısı…
Yalnızca para mıdır ekonomi ?
Hayır…
Ekonomi;
İnsanın yarına duyduğu güven…
Çiftçinin tohumu toprağa ekerken taşıdığı inanç…
Esnafın sabah kepenk açarken hissettiği umut…
Gencin geleceğe bakarken kurduğu hayaldir…
Toplumsal yoksullaşma…
Yiten umutlar…
Eksilen hayaller…
Belki de en büyük fakirlik…
Yarınlar daha güzel olacak inancının kaybolması…
Nehir,
kaynağından beslenerek coşkuyla akar…
Toprağa hayat verir,
şehirleri besler,
denizlere ulaşır…
Kaynak kurursa,
bereket de çekilir…
Toplumların da görünmeyen kaynakları vardır:
Adalet…
Liyakat…
Güven…
Üretim…
Eğitim…
Ortak gelecek duygusu…
İşsizlik,
enflasyon,
gelir adaletsizliği sonuçtur…
Tıpkı kuruyan yapraklar gibi…
Sorun dallarda değil,
köklerdedir.
Bir ülkenin gerçek serveti;
Gençlerinin gözlerindeki ışıktır.
Vicdandır.
Alın teridir.
Toprağa duyulan sadakattir.
İnsanların birbirine ve geleceğe duyduğu güvendir.
Çünkü güven kaybolduğunda para değerini,
umut kaybolduğunda ise toplum yönünü kaybeder…
Sorular…
Yine sorular…
Neden bu noktadayız?
Kim haklı,
kim haksız?
Barut neden bitti?
Sorular doğru değilse,
cevaplar doğru olabilir mi?
Gerçeklerle yüzleşmeden gelecek inşa edilemez.
Umudunu kaybeden toplumları ayağa kaldırmak zordur…
İhtiyacımız olan şey mazeret değil;
Yeni bir akıl…
Yeni bir vicdan…
Yeni bir umut…
Emek…
Çaba…
Doğruluk…
Dürüstlük…
Yeniden inşa edilen güven…
Çünkü ;
Adaletin,
emeğin
ve umudun yeşerdiği yerde
milletler yeniden şaha  kalkabilir…

Leave a Reply