MİLLETİN VİCDANI
Bir haber…
İnanmak istemezsin.
Bir kez daha okursun…
Sonra kendi kendine sorarsın:
“Gerçekten bunlar doğru mu?
Doğru olabilir mi?bunlar
mı konuşuluyor..?”
Kamuoyuna yansıyan açıklamalara göre’ teröristbaşı Öcalan için İmralı’da, cezaevi alanı içerisinde özel bir yaşam ve çalışma alanı oluşturulduğu’ ileri sürülüyor…
Bahçeli bir yapı…
İki kat…
Alt katta çalışma
ve ofis alanı…
Üst katta
yaşam alanı…
Bahçenin bir
bölümü toprak;
ekim dikim yapılabilsin diye…
Diğer bölümü beton; spor yapılabilsin
diye…
Üstelik açıklamalarda yaklaşık 250 metrekare kapalı alandan,
teknik altyapıdan, görüntülü telefon
ve internet imkânından
da söz ediliyor.
Yani adı ne olursa olsun…
Hücre değil.
Koğuş değil.
Dubleks villa konforunda bir yaşam alanı…
Ülke nereye gidiyor?
On binlerce insanımız neden hayatını kaybetti ?
Askerler…
Polisler…
Öğretmenler…
Korucular…
Sivil vatandaşlar…
Kundaktaki bebekler…
Nice anne,
nice baba,
nice evlat…
Şimdi ne oldu?
Terör örgütü elebaşı için, kamuoyuna yansıyan iddialara göre bahçeli, iki katlı, çalışma ofisi ve yaşam alanı bulunan özel bir yapı hazırlanıyor…
Üstelik çalışma ofisi,
İnternet,
Görüntülü telefon,
Spor alanı,
Ekim dikim yapılabilecek bahçe…
Nedir eksik olan..?
Makam aracı mı?
Koruma polisi mi?Resmi plaka mı?
Elbette bunlar ironi…
İroni yaşanan çelişkiyi anlamlı kılar mı?
Kılabilir mi?
Tartışılması gereken binanın özellikleri midir…?
Asıl konuşulması,
görüşülmesi gereken adalet duygusudur…
Barış ile ödüllendirme arasındaki çizgiyi ayırt etmek gerekir…
Terörün sona ermesi için siyasi çözüm aranabilir/aranmalıdır…
Çeşitli politikalar geliştirebilir./geliştirilmelidir….
Ama ;
Şehitlerin hatırası
hiçbir siyasi hesabın arka planına itilemez…
İşte bu nedenle kamuoyuna yansıyan bu iddiaların açık ve şeffaf biçimde açıklanması gerekir…
Bu yapı gerçekten yapıldı mı?
Yapıldıysa kim yaptı?
Hangi hukuki düzenlemeye dayanıyor?
Maliyeti ne kadar?
Kim tarafından kullanılacak?
Hangi amaçla kime tahsis edildi?
Yada edilecek?
Asıl önemli olan, bunların hesabı, şehit ailelerinin vicdanına nasıl verilecek?
Barış adına atılan her adım, bu ülke uğruna toprağa düşenlerin hatırasını incitmemelidir…
Bir tarafta şehitlerin mezar taşları,
diğer tarafta terörün elebaşına sunulduğu iddia edilen konforlu yaşam alanları….
Milletin vicdanı
bunları kabul
eder mi?
edebilir mi?
Devletin büyüklüğü; şehidine sahip çıkmasıyla,
gazisini unutmamasıyla, yetimin başını okşamasıyla
ve milletin adalet duygusunu ayakta tutmasıyla ölçülür…